.

PEYGAMBER (S.A.V.)’İN DUALARI

31/5/2008 · Kategori: dua

PEYGAMBER  (S.A.V.)’İN DUALARI

662. Ebû Sırme’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah  (s.a.v.) şöyle buyururdu:

“- Allah’ım! Senden nefsimin zenginliğini, yakınımın da zenginliğini isterim.”

 

663. Şuteyr, babası Seki ibni Humeyd’den rivayet ettiğine göre, babası şöyle anlatmıştır:

Dedim ki, ey Allah’ın Resulü! Bana.bir dua öğret ki, onunla fayda­lanayım: Peygamber buyurdu :

“ –De ki: Allah’ım! Kulağımın, gözümün, dilimin, kalbimin şerrin­den ve şehvetimin şerrinden) bana afiyet ve korunuş ver.”

 

664. Abdullah  ibni  Abbas’dan rivayet edildiğine göre, şöyle de­miştir :

Peygamber (s.a.v.)   şöyle buyururdu:

“-Allah’ım, bana (her hayırlı şeyde) yardım et, aleyhime olan şey­de yardım etme. Bana zafer ver ve kimseyi üzerime musallat etme. Hi­dayete uymayı da buna kolaylaştırıp, hayır sebeplerini bana hazırla!”

 

665. (Abdullah) İbni Abbas’dan rivayet edildiğine göre demiştir ki, Peygamber (s.a.v.)’in şu sözlerle dua ettiğini işittim.:

“- Rabbim, (düşmanlarıma karşı bana yardım et bana karşı (onlara) yardım etme.   (Düşmanlarıma  karşı) bana zafer ver;  bana karşı (onlara) zafer verme. (Düşmanlarımı) pusuya düşürmek için bana im­kân ver; beni pusuya düşürme imkânını (onlara) verme. Hidayet yolunu bana kolaylaştır ve bana karşı azgınlık edenlere karşı, bana yardım et.

Rabbim, beni, sana çok çok şükreden, senden korkarak zikreden, sana boyun eğip itaat eden, çok çok yakarıp sana iltica eden yap. Benim tevbemi kabul et ve günahımı yıka. Duamı kabul et ve (hak olan dâvamı) sabit kıl ve dinî gerçekleri anlamakta kalbime hidayet ver, dilime doğruluk ver ve kalbimin karartısını sıyırıver.”

 

666. Muâviye ibni Ebî Süfyan minberde şöyle demiştir:

“- Gerçek şu ki, (Rabbim) senin verdiğine engel olacak hiç bir şey yoktur. Allah’ın vermediğini de verecek hiçbir kuvvet yoktur. (Güç) sahihine kudreti fayda vermez; kudret Alah’tandır. Allah kimde hayır murad ederse, dinde onu anlayışlı kılar. Bu kelimeleri, bu basamaklar üzerinde Peygamber (s.a.v.)’den işittim.

 

667. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu, Ebû Hureyre’den  rivayet edilmiştir :

 “- Duaların en sağlamı şöyle söylemendir: Allah’ım! Sen benim Rabbimsin ve ben de senin kulunum. Ben, nefsime zulmettim; ve günahımı itiraf ediyorum. Günahları ancak sen bağışlarsın;  Rabbim benî bağışla”

668. Ebû Hureyre ifade ettiğine göre, Peygamber  (s.a.v.) şöyle dua ederdi:

“- Allah’ım! Bütün işlerimi koruyan ve başarıya ulaştıran din anlayışımı benim için ıslah et ve hayatımı devam ettirdiğim yer olan dünyamı da benim için ıslah et, ölümü, her türlü kötülüğe karşı bana rahmet kıl.”

 

669. Ebü  Hureyre’den   rivayet  edildiğine  göre  demiştir  ki,  Pey­gamber (s.a.v.):

“- Belanın zorluk ve sıkıntısından meşakkat ve acıların en alçağından, kötü ecelden ve işlerimin olumsuz sonuçlanmasından, düşmanların diline düşüp ayal etmesinden, Allah’a sığınırdı.”

 

670. Hasreti Ömer’den (ra) rivayet edildiğine göre de­miştir ki, Peygamber (s.a.v.) beş şeyden Allah’a sığınırdı:

“- Tenbellikten, cimrilikten, yaşlılığın kötülüğünden, kalbin fitne­sinden (kötü düşünce, fikir ve niyetlerden) ve kabir azabından.”

 

671. Enes İbni Malik’den işitildiğine göre, demiştir ki, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyururdu:

“- Allah’ım! Acziyetten, tenbellikten, korkaklıktan ve ihtiyarlıkta(n) bunamaktan sana sığınırım. Yine bayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırını. Kabir azabından da sana sığınırım.”

 

672. Enes’den rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim:

“- Allah’ım! (Gelmesi beklenen üzüntü verici şeyden ve başa gelen kederden, acizlikten ve tenbellikten, korkaklıktan ve cimrilikten, borcun ağırlığından ve cahil anarşistlerin üstün gelmesinden sana sığınırım.”

 

673. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre demiştir ki, Pey­gamber (s.a.v.)’in dualarındım biri şu idi:

“Allah’ım! Bundan önce işlediğim ve geriye bıraktığım, gizlediğim ve aşikâr itildiğini ve senin, benden çıktığını bildiğin günahlarımı bağışla. Muhakkak ki sen, öne geçirip yükselten ve geri bırakıp düşürensin, sen­den başka bir ilâh yoktur.”

 

674. Abdullah’dan rivayet edildiğine göre. Peygamber (s.a.v.) şöyle dua ederdi:

“- Allah’ım! Senden hidayet, dünya arzularından korunma  ve nefis zenginliği isterim.”

 

675. Sümame ibni Hazen’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

“- Bir ihtiyarın yüksek sesiyle şöyle yalvardığını işittim:

- Allah’ım! Kendisine bir şey karışmayan fenalıktan ben sana sığı­nırım. Sordum ki, bu ihtiyar kimdir?  Cevab olarak, Ebu’d-Derdâ’dır dendi.”

 

676. Abdullah ibni Ebî Evfa’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyururdu:

“- Allah’ım! Beni kar ile, dolu ile ve soğuk su ile temizle; kirli elbise; birden temizlendiği gibi. Ey Rabbimiz olan Allah’ım! Gökler dolusu, yerler dolusu ve bumdan başka dilediğin herhangi bir şey dolusu hamd sana mahsustur.”

 

677. Enes’den rivayet edildiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şu duayı çok söylerdi:

“- Allah’ım, bize dünyada güzellik ver, âhirette de güzellik ver ve bizi Cehennem azabından koru.”

 

678. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyururdu:

“- Allah’ım! Fakirlikten, kısırlıktan, zilletten sana sığınırım; ve yi­ne (zulmetmemden) veya zulme uğramamdan sana sığınırım.”

 

673. Ebü Ümame’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v.)’in yanında idik de, ezberleyemediğimiz çok dualar etmişti. Biz dedik ki, Öyle bir dua ettiniz ki, biz onu ezberleyemiyoruz. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“- Size bir şeyi bildireceğim ki, bu duaların hepsi (size) bir dua öğretecektir: Ey Rabbimîz! Senîn Peygamberin Muhammed, senden neyi istedi ise; biz de onu senden isteriz ve senin Peygamberin Muhammed (s.a.v.) hangi şeyden ki sana sığınmış(tır)sa biz de ondan sana sı­ğınırız. Allah’ım! Sen yardım istenensin, yeterlilik sanadır, (Korunma ve başarı için) kuvvet ve kudret ancak Allah iledir.” Yahud benzerini söy­ledi.

 

680. Amr, babası Şuayb’dan, o da dedesinden rivayet ettiğine göre demiştir ki, Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim:

“-Allah’ım, Mesîh Deccal’in fitnesinden sana sığınırım; yine Ce­henneme götüren şeylerin fitnesinden sana sığınırım.”

 

681. İbni Abbas’ın şöyle demiş olduğu rivayet edilmiştir:

“-Allah’ım, (bana) rızık olarak verdiğin şeylerde bana kanaat ver ve onları benim için bereketlendir. Benden her gaip olan şey yerine hayırlı olanı ver.”

 

682. Enes’den rivayet edildiğine göre, demiştir ki. Peygamber (s.a.v.) çok kere duası şu idi:

“- Allah’ım, bize dünyada iyilik ver, âhirette de İyilik ver ve bizi Cehennem azabından koru.”

 

683. Enes’den rivayet edildiğine göre demiştir ki, Peygamber (s.a.v.) şunu çok söylerlerdi:

“- Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, benim kalbimi dinin üzere sabit kıl..”

 

684. Ebû Evfâ, Peygamber (s.a.v.)’den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle dua ederdi:

“- Allah’ım! Gökler dolusu, (yeryüzü) dolusu ve (bundan sonra) dilediğin her­hangi bir şey dolusu hamd sanadır, Allah’ım! Beni dolu ile, kar ile ve so­ğuk su ile temizle. Allah’ım! Beni günahlardan temizle ve beni. beyaz el­bise kirden arındığı gibi arındır.”

 

685. Abdullah İbni Ömer demiştir ki, Rasûlullah   (s.a.v.)’in dualarından biri şu idi :

“- Allah’ım! (Nimetinin) yok olmasından, verdiğin afiyetin değişme­sinden, azabının ansızın gelmesinden ve rızana aykırı düşecek her şeyden sana sığınırım.”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!







ABDEST ALIRKEN OKUNACAK DUALAR

25/5/2008 · Kategori: dua

ABDEST DUALARI

ABDESTE BAŞLARKEN;

"Bismillâhilazim velhamdülillâhi alâ dinil islâm."
Allah'ın (cc) ismini zikrederek başlarım. İslam dini üzere kıldığı için; hamd Allah'a (cc) mahsustur. O'na hamdederim.

AĞIZA SU VERİRKEN;

"Allahümme enni alâ tilâveti'l Kur'ân-i ve zikrike ve şükrüke ve hüsnü ibadetike."
Allah'ım, Kur'an-ı Kerim'i okumada, seni zikretme, sana şükretme ve sana en güzel şekilde kulluk etmede inayetini istirham ederim.

BURUNA SU VERİRKEN;


"Allahümme erihnî rayihate'l cenneti ve'r-zükni min neimihâ."
Allah'ım, Beni cennetin rahiyası ile rahiyalandır, ve cennet nimetlerinden beni rızıklandır.

YÜZÜ YIKARKEN;


"Allahümme beyyız vechî binûrike yevme tebyezzu vücûhûn ve tesveddü vücûh."
Allah'ım. Bir kısım yüzlerin ağarıp nurlandığı, bir kısım yüzlerin ise karardığı gün; benim yüzümü nurlandır. ağart.

SAĞ ELİ YIKARKEN;


"Allahümme a'tınî kitabî biyemini ve hâsibni hasâben yesira."
Allah'ım. Kitabımı (amel defterimi) sağ elime ver ve benim hesabımı kolaylaştır.

SOL ELİ YIKARKEN;


"Allahümme lâ tu'tunî kitabî bişimâli velâ min verâl zahri."
Allah'ım. Kitabımı (amel defterimi) sol elime verme. Ve arkamdan da verme.

BAŞI MESHEDERKEN;


"Allahümmec'alni minellezine yestemlûnel kavle feyettebiûne ahseneh."
Allah'ım. Beni hak sözü dinleyenlerden ve onun en güzeline tabi olanlardan eyle.

BOYUN MESHEDİLİRKEN;


"Allahümme a'tik unukî rakabetî mine'n nâri."
Allah'ım. Boynumu cehennem ateşinden azad buyur.

AYAKLARI YIKARKEN;


"Allahümme sebbit kademeyye ale's sırâtı yevme tezillu fîhi'l-akdâm."
Allah'ım. Sırat Köprüsü'nden ayakların kaydığı günde, benim ayaklarımı kaydırma; sabit eyle.

ABDESTTEN SONRA;


"Allahümmec'alnî mine-t-tevvâbîne vec'alnî minel-mütetahhirîn."
Allah'ım beni tevbe eden ve günahlardan temizlenen kullarından eyle.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!









{ Sayfa 1 of 14 }
<- : : Sonraki Sayfa ->