.

M. ALİ BİRAND'A NELER OLUYOR

8/7/2008 · Kategori: YORUM

 

M. ALİ BİRAND'A NELER OLUYOR



Mehmet Ali Birand hala yörüngesini bulamamış.

Bir gün demokrat kesilen Birand birkaç gün geçmeden anti demokrat tavırlar sergiliyor.
Birand kısa bir süre önce kaleme aldığı köşe yazısında ‘genç subayların yaşanan süreçten rahatsız olduğunu’ yazdı. Benzer bir yazıyı yıllar önce Cumhuriyet’in Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay kaleme almıştı.

Birand sohbet ortamındaki konuşmaları 'Genç subaylar rahatsız'diyerek bir bildiri havasında okuyucularına sundu. Birand, bir grup genç subayla sohbet ettiğini ve Ergenekon tutuklamaları sebebiyle genç subayların çok gergin olduğunu belirti yazısında. Aslında Birand bu yazısıyla hükümete aba altından sopa gösteriyordu.

Oysa Türkiye’de demokrasiyi en çok savunması gereken isimlerden biridir Birand. Çünkü 1998 yılındaki ‘andıç’ olayının izlerini kolay kolay silemedi. Dönemin ihtişamlı komutanı Çevik bir tarafından hazırlanan ‘andıç’ ta Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand’ın da aralarında bulunduğu bir grup gazeteci PKK’’lı Şemdin Sakık’ın sözde ifadeleriyle terör örgütüne destek vermekle suçlanmıştı.

Bu sözde ifade sonrasında Birand Sabah gazetesindeki işinden olmuş, Show TV’te yayınlanan 32. gün proğramı yayından kaldırılmıştı. Herkes biliyordu ki Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar, Mehmet Barlas, Mehmet Altan ve Ali Bayramoğlu gibi gazetecilerin tek suçu 28 Şubat’taki post modern darbeye destek vermemekti. Darbe karşıtlığı gazetecilere pahalıya mal olmuştu.

Birand, andıç olayının basına yansımasının hemen ardından Çevik Bir ile görüşme gayretine girdi. Sonunda bunu da başardı. Açıkcası şahit olduğum bu görüşmenin tarihini tam olarak hatırlayamasam da bir çok detayı dün gibi gözlerimin önünde. Dolmabahçe Sarayı’nda Çevik Bir’in de katıldığı bir proğram vardı. Mehmet Ali Birand’da oradaydı; Birand’ın orada olması garipsenecek bir şey değildi. Ama salona girmeyen Birand sürekli dışarıda dolaşıyordu, Birand’ın birilerini beklediği belli oluyordu. Mehmet Ali Birand’ın bu hali dikkatimi çekti ve bu dışarıdaki beklemenin sebebi çok geçmeden anlaşıldı; çok geçmeden Çevik Bir de toplantıya katılmak için oraya geldi. Bir’i gören Birand hemen Çevik Bir’in yanına yaklaştı ama o sırada Bir’in şimdi olmaz dediğini duydum.

Toplantı sonrasında Çevik Bir, Birand’a eliyle gel işareti yaptı ve arka tarafta bir odaya gittiler. 40-45 dakikalık görüşme sonrasında Birand’ın toplantı öncesindeki gerginliğinden eser yoktu yüzünde. Çok iyi hatırlıyorum Birand odadan gülerek çıktı.

İlginçtir bu görüşmenin ardından Birand Show TV’deki proğramına yeniden başladı. Zaten Birand yıllar sonra ‘andıç’ olayına değindiğinde Çevik Bir’den hiçte iyi söz etmedi. Birand 28 Şubat süreci için “TSK’daki bazı grubun baskı unsurunu kullanarak ülkeyi yönettiği bir dönemdir” dedi.

Yani Birand zamanında demokrasi taraftarı olduğu için az gadre uğramadı. Acaba Birand’ın şimdi ‘genç subaylar rahatsız’ diyerek Hükümete aba altından sopa göstermesi ondan mıdır?

Birand o dönem doğru ata oynamıştı, kısa süreleğine kaybetse de uzun vadede kazanan taraf olmuştu. Şimdi ise yanlış ata oynuyor. Kısa vadede kazanır mı bilmem ama uzun vadede kaybedeceği kesin.

 


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!







ERGENEKON'UN FEDAİSİ!!!

8/7/2008 · Kategori: YORUM

 

ERGENEKON'UN FEDAİSİ!!!



Ergenekon operasyonuna karşı operasyon yapan Medya Grubu...

Bugünlerde Türkiye'de gerçekten önemli şeyler oluyor. Bir grup savcı, emirlerindeki güvenlik güçleriyle Cumhuriyet tarihinin belki de en önemli operasyonuna imza atıyorlar. Birkaç gerçek vatansever, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilalebed payidar kılabilmek için gece gündüz demeden çalışıyorlar. Kuruluş amacı her ne olursa olsun, illegal yapılanmaların bu ülkeye hep zarar getirdiği gerçeğinden hareketle delil topluyorlar, operasyonlar yapıyorlar, iddianameler hazırlıyorlar.

Ülkeyi birilerinden/birşeylerden kurtarma planları yapan aklı evvellerin, Türkiye'yi bir kan gölüne çevirmelerine, muasır medeniyet seviyesinden yüzlerce yıl geri götürmelerine engel olmaya uğraşıyorlar.

Peki, bu serdengeçti çabanın (serdengeçti diyorum çünkü savcılar ve güvenlik görevlileri canları dahil sahip oldukları herşeyi kaybetme tehdidiyle burun burunalar - A.B.) karşısındaki en büyük direnç, kimden geliyor?

Tutuklanan insanların ailelerinden, yakın çevrelerinden, bir dönmede veya halihazırda çalıştıkları kurumlardan mı?

Hayır.

Doğan Medyası'ndan...

Ergenekon soruşturmasının başladığı ilk günden itibaren Doğan Medyası; gazeteleri, tv'leri ve internet siteleriyle yargının çabasına karşı amansız bir mücadele içinde. Hukuka intikal etmiş olaylarda sık sık "yargıya güvenin" mesajları veren grup, Ergenekon soruşturmasını hukuki bir vak'a kabul etmiyor olsa gerek, başlatılan sürece karşı amansız bir yıpratma kampanyası yürütüyor.

Grup içinde yazar seviyesinde durumun vehametinin farkında olan birkaç isim var. Hasan Cemal gibi, İsmet Berkan gibi, Perihan Mağden gibi..

Ama Doğan medyasının kahir ekseriyeti Ergenekon Soruşturması'nı boşa çıkarma mücadelesi veriyor. Bunu da taktik ve stratejik bir disiplin içinde.

Direk "bu soruşturma yanlıştır-kötüdür" şeklinde bir üslup benimsemeleri mümkün olamayacağı için soruşturmanın içeriğine dair basına sızan bilgileri yanlış, eksik, komik göstermeye çalışıyorlar. Net bir etki azaltma çabası sergiliyorlar.

Belli ki amaçları kamuoyunun aklında şu düşünceyi oluşturmak:

"Ergenekon aslında Ak Parti hükümetinin, kapatma davasına misilleme olarak başlattığı, muhaliflerinden ve dahi askerlerden intikam almayı amaçladığı, balon bir operasyon."

Başta Hürriyet olmak üzere Doğan gazetelerini biraz dikkatli okuyan herkes hemen her haber ve yoruma bu iletinin sindiğini hissedebiliyor.

Atılan manşetler ve yazılan yazılarla ne yapılmak istendiği açıkça ortada. Asıl cevabı bulunması gereken soru ise "bunun neden yapıldığı?" olmalı. Çünkü aklı başında hiçbir kişi yada kurum, darbeyle yönetilen bir toplumda yaşamak istemez.

Elbette darbeyi yapanlar ve yaptıranlar dışında.

Yoksa Doğan Grubu da???

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!









{ Sayfa 1 of 33 }
<- : : Sonraki Sayfa ->