.

Resulullahı tasdik şart

2/7/2008 · Kategori: Fetvalar

Resulullahı tasdik şart

Sual: Bir insan Allah’a inansa, hatta bizim Peygamberimiz hariç bütün Peygamberlere inansa, Amentü’nün diğer şartlarına da inansa, bu kimse yine cehennemlik midir?
CEVAP
Evet yine cehennemliktir. Çünkü Allah'a inancında samimi değildir. Allahü teâlânın bildirdiğinin hepsine inanmak şarttır, birisine inanılmazsa bu iman olur mu hiç?
Hac ibadeti henüz farz olmadan önce, Resulullah efendimiz şöyle buyurmuştu:
(Size şunları emrediyorum:
1- Allah’a iman. Allah’a iman nedir biliyor musunuz? Allah’tan başka mabud olmadığına ve Muhammed’in Onun peygamberi olduğuna şehadet etmektir.
2- Namazı kılmak,
3- Zekat vermek,
4- Ramazan orucunu tutmak.
5- Aldığınız ganimetlerin beşte birini Allah için vermek. Bunları sizden sonrakilere de bildirin.)
[Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, Ebu Davud, İbni Hibban, Taberani]

Dikkat edilirse, Muhammed aleyhisselamın Allah’ın Peygamberi olduğunu kabul etme şartı bildiriliyor. Kabul etmek ise, beğenip Ona tâbi olmak demektir. Tâbi olunca da zaten misyonerlerin uydurduğu böyle kâfirlik iddiaları gündeme bile gelmez, insanın gözü kâfirlikte olmaz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!







Makbul Tevbenin Alametleri

1/7/2008 · Kategori: Fetvalar



Makbul Tevbenin Alametleri
  
Herkes tevbe ettiğine kanaat getiriyor, yalnız tevbelerin kabulünün bazı şartları vardır. Üç meseleyle tevbekârın alameti belli olur:
Dilini lüzumsuz söz, gıybet, söz gezdirme, yalan gibi afetlerden korur.
Hiç kimseye karşı kalbinde haset ve düşmanlık yoktur. Bütün günahlarından ve kötü arkadaşlarından Allah Tealâ onu ayırır.Şu halde tevbe , sadece sözleri ile: “Ya Rabbi bağışla, ben pişmanım.” demekten ibaret değildir. Tevbenin hukuku çok derindir.Mümin kendisi için istediğini başkaları için de istemedikçe kâmil olmaz. Şu halde tevbelerimiz noksandır. Kâmil bir makama götürmek için tevbenin hakikatına , tevbe -i nasuha ulaşacak sebeplere yapışmamız lazım gelir. Ulemanın bildirdiğine göre, Allah Tealâ tevbekâr kuluna dört ikramda bulunur:

Kötü arkadaşları bırakır. Zira kötü arkadaş insanın kötü yola gitmesine vasıtadır. Hadis-i şerifteki: “İmanın en alt derecesi yoldaki taşı kaldırmaktır.” sözlerini Şah-ı Nakşibend Hazretleri şöyle açıklamıştır: Yoldaki taştan maksad nefstir . Zira Allah yolundaki insanın en kötü arkadaşı kendi nefsidir.

Tüm taatlara yönelik olmak şartıyla ve ibadetleri ifa etmekle her günahı bırakır.

Kalpten dünya sevgisi gider. Ahiret hüznü yerleşir.

Allah Tealâ'nın kefil olduğu şeylere karşı bir endişe duymaz, fakat akıbetinin ne olacağını da kestiremez.

Ebu Ümame Bahilî Hazretleri, Rasul-i Kibriya s.a.v.'den şöyle rivayet etmiştir:

“Sağ taraftaki melek sol taraftaki meleğin kumandanıdır. Kul bir iyilik yaptığı zaman hemen onun lehine on iyilik yazar. Kul bir kötülük işlediği zaman sol taraftaki melek onu yazmak isterse sağdaki melek şu emri verir. ‘Şimdilik dur!' Bu şekilde onun hatasını altı veya yedi saat bekleyerek, kul ettiğine tevbe edip Allah'dan bağışlanmayı isteyene kadar yazmaz. Allah'dan bağışlanmasını istemediği takdirde onun aleyhine bir kötülük yazar.”

Hz. Ebu Bekir r.a.'dan bildirilen hadis-i şerifte de Efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor: “Bir günah işlediğinizde derhal bir iyilik edin. Zira abdest ve gusül alır da Allah'ın huzuruna durup iki rekât namaz kılar, o iyilikten sonra bir tevbe ederseniz, Allah Tealâ sizin tevbenizi kabul buyurur.”

Bunun için her birimizin günahın arkasından iyilik etmeyi adet edinmemiz lazım gelir. Nice arif menkıbelerinde vardır ki, murad için bir arif-i billaha giden kimse, o mübareğin şöyle bir hitabıyla karşılaşır.

- Yanında biraz para filan var mı?

- Var efendim.

- Sen git, onunla yetimlere ve sadakaya muhtaç olanlara iyilik et. Elinden gelirse birkaç gün oruç tut. Gece seherlerde kalk, bir miktar namaz kıl. Sonra Allah Tealâ'ya sıdk ile tevbe et, Allah Tealâ seni muradına erdirir.

Görülüyor ki iyilikler kötülükleri yok ettiği gibi, her bir kötülük de makamımızı aşağıya dü şürür.

İmam-ı Hasan r.a.'dan beyan buyurulan hadis-i şerifte Rasululah s.a.v. şöyle buyurmu ştur:

“Her kulun iki meleği vardır. Bunlar Kiramen Kâtibin'dir . Sağ taraftaki melek sol taraftakininin kumandanıdır. Kul kötü bir iş işlediği zaman sol taraftaki melek sorar: ‘Bunu yazayım mı?' Sağ taraftaki şöyle buyurur: ‘Beş günah işleyinceye kadar yazma.' Beş günah işledikten sonra sol taraftaki tekrar sorar: ‘Yazayım mı?' Sağ taraftaki melek: ‘Bir iyilik yapıncaya kadar bekle.' der. Bir iyilik yaptığı zaman sağ taraftaki melek şöyle der: ‘Bize bir iyiliğe on sevap yazmamız emredildi. Gel, bu yaptığı bir iyilik için on kötülüğü silelim. Ayrıca lehine beş iyilik yazalım.' Bunun üzerine şeytan bağırıp sızlanarak: ‘Ben insanlara ne zamana kadar yetişebileyim!' der.”

Allah Tealâ buyurmuştur: “Muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım.”

Tevbede sabit kalmanın en güzel yolu sadıklarla beraber olmak, gönlünü Allah'a bağlayan, ilmiyle âmil ulemanın, ariflerin terbiyesine girmektir.

Semerkand Dergisi
Aralık 2005 Sayısı
MEHMET ILDIRAR

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!









{ Sayfa 1 of 75 }
<- : : Sonraki Sayfa ->